Peygamberimizin (s.a.v.) Busra'yı ziyareti ve rahip Bahira olayı

 

Son yıllarda oryantalizmin etkisinde kalan  bir çok sahte hoca kariyer uğruna Siyer ve Hadis geleneğini yalanlamakla meşgul.  Bu şüphecilere kulak asmadan nakledilen olayların gerçekliğinin araştırılmasının bize özgüven ve kalbimize de itminan vereceği kesindir. Bahira olayı da böyledir. Bu olay Ehli Sünnet'in rivayetlerine karşı çıkan Şii kaynaklarında bile yer alıyor. Siyer kaynaklarına göre Peygamberimizin (sav) amcası Ebu Talip ticaret yapmak amacıyla gittiği Şam seyahatlerinden birinde yeğeni Hz.Muhammed’i sav de yanında götürür. Peygamberimiz sav. bu sırada 12 yaşlarındadır. Bu sırada Şam’ın Busra kasabasının dışında Bahîra adında Hristiyan bir rahip yaşamaktadır. Busra'daki (Resimde görülen)

 

manastırda bulunan Bahira uzaktan gelen kervanı bir bulutun takip ettiğini görür. Meraklanıp kervanı durdurur ve onlara yemek ikram eder. Rahip Bahira, bir bulutun gölge ettiği Peygamberimiz'i (sav) fark eder, ona bazı sorular sorar.

Denemek amaçlı sorduğu sorulardan biri şudur: “Ey genç! Lât ve Uzza adındaki putlar hakkı için sana soracaklarıma cevap ver!”. Peygamberimiz  (sav): “Ben hiçbir zaman Lât ve Uzza adına bir şey yapmam! Benim en çok kızdığım şeyler putlardır!” cevabını verir. Cevap Bahira'nın hoşuna gider. Zira bir Allah'ın elçisi ile ölmeden görüşme fırsatı olduğunu anlar. Sohbetin etkisinden kurtulamayan Bahira daha başka sorular sorar.. Uykunda durumun nasıldır der? Peygamberimiz (sav) de: “Gözlerim uyur, fakat kalbim uyumaz!” der. Buradan nebilerin uykusunda dahi Allah'ı zikrettiklerini anlayarak kesin tatmin olmuş bir şekilde hükmünü verir. Beklenen Resul odur. Sohbetine doyulamayana (sav) daha sorular sorar Hz.İsa'dan beri resullerin gelişi kesilmiştir. O (sav) gelene kadar gönüller marifetullah pınarına hasrettir. Hz.İsa'ya Yahudilerin ettiklerini onun kavminin de Ona (sav) edeceğinden emindir o yüzden Ebu Talibe ona sahip çıkması için sıkı sıkı tembih eder..  onu Şam’a götürmemesini ister. Ebu Talip bu uyarıyı dikkate alarak alışverişini orada yapar ve Peygamberimizle sav Mekke’ye döner. (İbn Hişâm, 1/91-194) Buraya kadar anlatılanların olduğuna şüphe yok. Neden mi? Zira Bahira tarihi bir şahıs ve diğer Hristiyanlarca tevhide inanması yüzünden aforoz edilen çok dindar bir rahip olduğu anlaşıldı. Acaba bu anlatılanlara inanmayanlar Bahira'nın takipçilerine bir kitap bıraktığını duyunca ne yapacaklar? Evet bugün bu kitap Süryani ve Arap dillerinde mevcut. Apocalypse of Bahira- Bahira'nın kıyamet  kitabı diye geçmekte. Kitap Hz.Muhammed sav ile Bahira'nın karşılaşmasını Hristiyan bakış açısıyla anlatmış elbette. Ancak Bahira olayı ile  ilgili sadece Müslüman siyercilerin nakillerinin olmadığını,bilakis Busra'daki Hristiyanların da konuya aşina olduğunu göstermesi bakımından ilgiye şayan. Bu kitabın birkaç tefsiri malesef bizler ilgilenmediğimiz için yine inançsız oryantalistlere kaldı.

Bahira'nın takipçilerinin bir çoğu bugün Brezilya'da yaşıyor. Bahira'ya Sergius Bahira diyorlar. Bahira'nın bulutlarla Hz.Muhammed'in (sav) gelişini ilişkilendirme sebebine bir bakın:

"Ve sizler, İnsanoğlu'nun Kudretli Olan'ın sağında oturduğunu ve göğün bulutlarıyla geldiğini göreceksiniz." (Markos 14:62)

İncil'de bahsi geçen İnsanoğlu figürü ahır zaman peygamberinden başkası değildi. Danyel peygamber de onun bulutlarla geleceğini bildiriyordu.

 

Bahira'nın bulutlarla gelen ahir zaman peygamberini (Bar-Naşa/ İnsanoğlu'nu) araması sizce tesadüf mü yoksa Kutsal Kitabın bağlamına uyuyor mu?

Bahira'nın Kilisesi:

 

Text Resize