Kur'an'daki Kıssalar Eski Kavimlere Ait Gerçek Haberlerdir.

“De ki: 'Hak geldi, batıl yok oldu.
Hiç şüphesiz batıl yok olucudur.” İsrâ, 81

 

 

 

Kur'an-ı Kerîm'de anlatılan kıssalar gerçektir. Ancak son dönemde bunun tam aksini söyleyen reformcu din âlimleri çıkmış durumda. Bu gerçekten de böyle mi? Kur’an bu konuda ne der? Şimdi algı merkezlerini açalım ve ayetleri alıcı gözüyle bir okuyalım:

 

“Sana elçilerin haberlerinden -kalbini sağlamlaştıracak doğru haberler aktarıyoruz. Bunda sana hak ve mü'minlere bir öğüt ve uyarı gelmiştir.” (Hud, 120)

“Andolsun, onların kıssalarında temiz akıl sahipleri için ibretler vardır. (Bu Kur'an) düzüp uydurulacak bir söz değildir, ancak kendinden öncekilerin doğrulayıcısı, her şeyin 'çeşitli biçimlerde açıklaması' ve iman eden bir topluluk için bir hidayet ve rahmettir.” (Yusuf, 111)

 

Kur'an’ın bu konuda son derece kesin dilli açıklamaları olduğu hemen görülebiliyor. Kur'an'da özellikle geçmiş kavimlerin helâklarının anlatıldığı kıssalara dikkat çekilmekte, yeryüzünde bunların izlerinin araştırılması yani arkeoloji ilmine işaret edilmekte ve tefekkür amaçlı gözlem yapılması buyrulmaktadır. Açık seçik görülebileceği gibi gözleme dayanan bir metodun gerçek olmayan efsanevi olaylara veya metaforlara uygulanması "saçma"dır.

  

“De ki: 'Yeryüzünde gezip dolaşın, böylece daha öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görün. Onların çoğu müşrik kimselerdi.” Rûm, 42

 

Gerçek şu ki, sizden önce nice sünnetler gelip-geçmiştir. Bundan dolayı yeryüzünde gezip dolaşın da yalanlayanların sonu nasıl oldu bir görün. Âl-i İmran, 137

 

Şurası çok ilginçtir ki Kur'an'ın aktardığı üzere Peygamberimiz (sav) zamanındaki müşrikler, Kur'an'ı masallar anlatmakla suçlamıştı. Günümüzdeki oryantalist yaklaşımlı ilâhiyatçıların da benzer bir ağızla suçlamalarda bulunduklarını hemen görebilmekteyiz.. Şimdi dikkatlice okuyalım ve bakalım bir benzerlik var mı?:

“Ve dediler ki: 'Bu, geçmişlerin uydurduğu masallardır, bir başkasına yazdırmış olup kendisine sabah akşam okunmaktadır.” Furkan, 5

 

Esatir kelimesi mânâ olarak mas̠al (مثل) yani gerçek olmayan simgeler, öyküler anlamına gelir. Kur'an'da, Kur'an'’ yapılan masal iftirası bir çok ayetle reddediliyor:

İçlerinden sana kulak verenler vardır; ama biz onu gereğince anlamamaları için kalplerine kılıflar geçirmiş, kulaklarına bir ağırlık koymuşuzdur. Tüm mucizeleri görseler de onlara inanmazlar. Nihayet sana gelip seninle çekişerek söyle derler küfre sapanlar: "Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir." En’am, 25

“Ayetlerimiz onlara okunduğunda şöyle derler: "Tamam, işittik. İstersek bunun gibisini elbette ki söyleriz; öncekilerin masallarından başka şey değil ki bu!" Enfal, 31

“Onlara, "Rabbiniz ne indirdi" dendiğinde şöyle dediler: "Öncekilerin masallarını." Nahl, 24

"Yemin olsun, biz de bizden önce atalarımız da bununla tehdit edildik. Öncekilerin masallarından başka bir şey değil bu!" Mu’minun, 83

"Yemin olsun, bununla şimdi biz, önceden de atalarımız tehdit edildi. Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değil." Neml, 68

“Birisi de ana-babasına: "Yazık size, benden önce bir yığın nesil gelip geçtiği halde, siz bana, benim diriltileceğimi mi söylüyorsunuz?" dedi. Onlarsa Allah'a sığınarak, "Yazıklar olsun; inansana, Allah'ın vaadi haktır" diye vahlanınca o şöyle dedi: "Bu, öncekilerin masallarından başkası değil!" Ahkâf, 17

“Ayetlerimiz ona okunduğunda şöyle der: ‘Daha öncekilerin masalları!’” Kâlem, 15

“Biz sana onların haberlerini bir gerçek (olay) olarak aktarıyoruz. Gerçekten onlar Rablerine iman etmiş gençlerdi ve biz de onların hidayetlerini arttırmıştık.” Kehf, 13

Kur'an'daki mucizeleri yalanlamanın etrafından dolanmanın da imkânı yoktur. Çünkü büyük mucizelerin sonunda inkâr yüzünden helâk vardır.

Bu kavimlerin gözle görülebilen bir mucizeye inanmadıkları için değil bir mesnedi olmayan uydurma metaforlara inanmaları yüzünden helâk edildiklerini söylemek anlaşılabilir bir yaklaşım değildir.

Hz.Musa’nın (as) âsâsının yılana dönüşmesi anında verdiği tepkiye bir bakın. Hiç metafora benziyor mu? Gayet hayatın içinden bir tepki değil mi?

“«Değneğini at.» Musa, değneğin yılan gibi hareketler yaptığını görünce, dönüp arkasına bakmadan kaçtı. «Ey Musa! Dön gel; korkma; kesinlikle güvende olanlardansın »  denildi.”   Kasas 31 

 

 

Text Resize