İncil’de Beklenen Paraklētos: Hz.Muhammed (sav)

Paraklētos Bir Vasiyet Tarzında Haber Veriliyor

Başka bir bölümde bahsettiğimiz üzere Hz.İsa (as) yeryüzünden ayrıldıktan sonra getirdiği dinin tahrif edileceğini bilmekteydi. Bu yüzden tahrif eden kişinin niteliklerini açıkça bildirdiği gibi, dinî mesajını hurafelerden kurtaracak halefini de müjde tarzında bildirmişti:

“Hani Meryem oğlu İsa da: "Ey İsrailoğulları, gerçekten ben, sizin için Allah'tan gönderilmiş bir elçiyim. Benden önceki Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra ismi "Ahmed" olan bir elçinin de müjdeleyicisiyim" demişti. Fakat o, onlara apaçık delillerle gelince: "Bu, açıkça bir büyüdür" dediler.” (Saff, 6)

Yuhanna İncilinde Hz.İsa (as) havarilerine veda ederken Kur’an-ı Kerîm’in bildirdiği tarzda bir kişinin geleceğini bildirmekteydi. İlgili İncil ayetlerini inceleyelim:

“Eğer beni seviyorsanız, emirlerimi gözetirsiniz. Ben de Baba’ya yalvaracağım ve o size başka bir ‘Paraklētos’ gönderecektir.” (Yh.14:15-16)

“Mesih şöyle dedi: Artık ben sizinle çok söyleşmem. Çünkü bu âlemin reisi geliyor. Bende asla O’nun nesnesi yoktur..”(Yh. 14:30) 

 Paraklētos geldiğinde benim için şahitlik edecektir ve siz de bana şahitlik edersiniz.” (Yh.15:26-27)

“Bununla beraber ben size hakikati söylüyorum; benim gitmem sizin için hayırlıdır, çünkü, gitmezsem, Paraklētos size gelmez; fakat gidersem, onu size gönderirim. Ve o geldiği zaman, günah için, doğruluk için ve hüküm için dünyayı yargılayacaktır. Günah için; çünkü bana iman etmezler. Salah için; çünkü Babama gidiyorum ve artık beni göremezsiniz. Ve hüküm için; çünkü bu ‘Dünyanın Reisi’nde hükmedilmiştir. Size söyleyecek daha çok şeylerim var; fakat şimdi dayanamazsınız. Fakat o, hakikat Ruhu, gelince, size her hakikate yol gösterecek; zira kendiliğinden söylemeyecektir; fakat her ne işitirse söyleyecek ve gelecek şeyleri size bildirecektir” (Yh. 16:7-13)

Beklenen Peygamber –‘Yapıcıların Reddettikleri Taş’ Kim?

Paraklētos gibi önemli bir şahsın Yuhanna İncili’nde yer alıp Matta, Markos ve Luka’da yer bulamayarak es geçilmesi Sinoptik İnciller için büyük bir sorundur. Yuhanna İncili Yahudilerin bir peygamber beklentisi içinde olduğunu bildirmektedir:

“Yahya’nın tanıklığı şöyle oldu, açıkça konuştu, inkâr etmedi “Ben Mesih değilim” diye açıkça konuştu. Onlar da kendisine “Öyleyse sen kimsin Sen İlyas mısın” diye sordular. O da  Değilim” dedi. “Sen o Peygamber misin?” Yahya “Hayır” diye cevap verdi.” (Yh. 1:20-21)

Yuhanna’nın naklettiği bilgilere göre Hz.İsa (as) kendisinin son peygamber ilan etmediği ve gelecek başka birini (Paraklētos) bildirdiği gibi, takipçilerinin yalancı peygamberleri tanımaları için kriterler de vermiştir. Eğer Hz.İsa’dan (as) başka bir peygamber gelmeyecek olsaydı kriter vermesine gerek kalmazdı. Ben son peygamberim derdi. Gelecek diğer peygamber hakkında üstü örtülü bir mesaj şöyle veriliyordu:

«Bir benzetme daha dinleyin: toprak sahibi bir adam, bağ dikmiş, çevresini çitle çevirmiş, üzüm sıkmak için bir çukur kazmış, bir de bekçi kulesi yapmış. Sonra bağı bağcılara kiralayıp yolculuğa çıkmış.  Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yollamış. Bağcılar adamın kölelerini yakalamış, birini dövmüş, birini öldürmüş, diğerini de taşlamışlar.  Bağ sahibi bu kez ilkinden daha çok sayıda köle yollamış. Bağcılar bunlara da aynı şeyi yapmışlar. Sonunda bağ sahibi, `Oğlumu sayarlar' diyerek bağcılara onu yollamış. «Ama bağcılar adamın oğlunu görünce birbirlerine, `Mirasçı bu; gelin, onu öldürüp mirasına konalım' demişler.  Böylece onu yakalayıp bağdan dışarı atmış ve öldürmüşler.  Bu durumda bağın sahibi geldiği zaman bağcılara ne yapacak?» İsa'ya şu karşılığı verdiler: «Bu korkunç adamları korkunç bir şekilde yok edecek; bağı da, ürününü kendisine zamanında verecek olan başka bağcılara kiralayacak.» İsa onlara şunu sordu: «Kutsal Yazılarda şu sözleri hiç okumadınız mı?
`Yapıcıların reddettiği taş,
işte köşenin baş taşı oldu.
Rab'bin işidir bu, gözümüzde harika bir iş!'
«Bu nedenle size şunu söyleyeyim, Tanrı'nın Egemenliği sizden alınacak ve bunun ürünlerini yetiştirecek bir ulusa verilecek. «Bu taşın üzerine düşen, paramparça olacak; taş da kimin üzerine düşerse, onu ezip toz edecek.» Başkâhinler ve Ferisiler, İsa'nın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar. O'nu tutuklamak istedilerse de, halkın tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayıyordu.
(Mt.21:33-46)

İsrailoğullarına art arda peygamberler gönderilmiş ve istenen hüsn-ü kabul sağlanamadığı için artık peygamberlik müessesi bu kavim için Hz.İsa (as) ile son bulmuştur. Allah’ın yeryüzündeki egemenliği olan İslam artık netice alınacak başka bir ümmete verilecektir. Yukarıdaki ayetlerde bahsedilen bu taş yapıcıların reddettiği ihmal ettiği bir taştır. Taş ile kastedilen Hz.Hacer’in soyundan gelecek olan peygamberimiz Hz.Muhammed’dir (sav). Zira Hacer taş demek olup Hz.Muhammed’in (sav) atasıdır ve Tevrat’a göre horlanıp reddedilmiştir!

Tevrat’ta herşey gerçekten İsrailoğullarının üzerine kuruludur. Allah dahi İsrail’in Rabb’i diye çağrılmaktadır. Hâlbuki üzerinde hiç üzerinde durulmasa da Hz.Hacer’in oğlu Hz.İsmail (as) üzerinden Allah’ın sözü tarihin kaydettiği kadarıyla peygamberimize kadar yerine gelmemişti. Allah’ın Tevrat’ın nakli doğru ise Hz.İsmail (as) üzerinden verdiği vaadi ve Zemzem’in çıkışının anlatıldığı ilgili kıssayı nakledelim.

“Ama Sara, Mısırlı Hacer'in İbrahim'e doğurduğu oğlu İsmail'in alay ettiğini görünce, İbrahim'e, "Bu cariyeyle oğlunu kov" dedi, "Bu cariyenin oğlu benim oğlum İshak'ın mirasına ortak olmasın." Bu İbrahim'i çok üzdü, çünkü İsmail de kendi oğluydu. Ancak Tanrı İbrahim'e, "Oğlun ve cariyen için üzülme" dedi, "Sara'nın sözünü dinle. Çünkü senin soyun İshak'la sürecektir. Cariyenin oğlundan da bir ulus yaratacağım. Çünkü o da senin soyundur." İbrahim sabah erkenden kalktı, biraz yiyecek, bir tulum da su hazırlayıp Hacer'in omzuna attı, çocuğunu da verip onu gönderdi. Hacer Beer-Şeva Çölü'ne gitti, orada bir süre dolaştı. Tulumdaki su tükenince, oğlunu bir çalının altına bıraktı. Yaklaşık bir ok atımı uzaklaşıp, "Oğlumun ölümünü görmeyeyim" diyerek onun karşısına oturup hıçkıra hıçkıra ağladı. Tanrı oğlanın sesini duydu. Tanrı'nın meleği göklerden Hacer'e, "Neyin var, Hacer?" diye seslendi, "Korkma! Çünkü Tanrı çocuğun sesini duydu. Kalk, oğlunu kaldır, elini tut. Onu büyük bir ulus yapacağım." Sonra Tanrı Hacer'in gözlerini açtı ve Hacer bir kuyu gördü. Gidip tulumunu doldurdu, oğluna içirdi. Çocuk büyürken Tanrı onunlaydı. Çocuk çölde yaşadı ve okçu oldu. Paran Çölü'nde yaşarken anası ona Mısırlı bir kadın aldı. (Tek.21:9-21)

Hz.İsa’nın (as) atıf yaptığı ayetler Zebur’da mevcuttur. Hz.Davud (as) büyük ihtimalle ahir zaman peygamberinin reddedilen Hz.Hacer’den ve hiç önemsenmeyen İsmailoğulları’ndan gelmesine şaşmıştı.

“Yapıcıların reddettikleri taş, köşenin başı oldu. Bu Rab’den oldu ve o gözlerinizde şaşılacak bir iştir” (Mez.118:22-23)

Zebur 118:22 ayetinin Arapçası’nda da “Hacer” (الْحَجَرُ) açıkça geçmektedir:

الْحَجَرُ الَّذِي رَفَضَهُ الْبَنَّاؤُونَ قَدْ صَارَ رَأَسَ الزَّاوِيَةِ

Yapıcıların reddettikleri taş diye sembolize edilen Hz.Muhammed (sav) de kendinin ve diğer peygamberlerin üstün ahlakı nasıl inşaa ettiğini bir yapı örneğiyle anlatır. Yapıya bakanlar onu çok beğenir, fakat köşede bir tuğlasının eksik olduğunu görüp şaşırırlar. Resûlullah (sav) burada kendisinin son peygamber ve binayı tamamlayan son tuğla olduğunu bildirmektedir.[1] Güzel ahlak Hz.Muhammed (sav) ile kemâle erdirilmiştir:

“İşte bugün sizin dininizi kemâle erdirdim ve üzerinizdeki nimetimi tamamladım. Sizin için din olarak İslâm’ı beğendim.”(Mâide, 3)

Paraklētos Kutsal Ruh mu?

İncil yorumcuları Hz.İsa’nın (as) önemini ve rolünü azaltma olarak gördüklerin Paraklētos’u ayrı bir şahıs olarak görmek istemezler ve bunu teslisteki Kutsal Ruh olarak tercüme ederler. Buna da kanıt olarak gösterdikleri şeylerden biri Yuhanna İncili’nde geçen ‘Hakikatin Ruh’u deyimidir. Hakikatin Ruhu, eğer doğruluk ve güvenilirlikte kesbedilecek en üstün karakteri işaret etmek için Hz.İsa (as) tarafından kullanılan bir deyimse bu ‘El-Emîn’ sıfatına sahip Hz.Muhammed’den (sav) başkası değildir.

Yuhanna İncili’nde ve Yuhanna’nın mektubunda iki Paraklētos olduğu anlaşılıyor. 

“Çocuklarım bunları sizlere yazmamın nedeni günah işlememeniz içindir. Ama biri günah işlerse, Baba ile birlikte bir ‘Paraklētos’umuz vardır. Doğru kişi İsa Mesih'tir bu.”  (1 Yh. 2:1)

“Eğer beni seviyorsanız, emirlerimi gözetirsiniz. Ben de Baba’ya yalvaracağım ve o size başka bir ‘Paraklētos’ gönderecektir.”  (Yh. 14:15-16)

Bu iki ayete göre Hz.İsa (as) eğer bir Paraklētos ise diğer Paraklētos’un gelmesi için Hz.İsa (as) olan Paraklētos’un gitmesi gerekecektir.

Prof. Dr. Maurice Bucaille’e göre ‘Paraklētos’ ile kastedilenin Hz. İsa’dan (as) sonra gelecek bir peygamber olduğunu söyler:

“Burada öne sürülen insanlara bildirme işi hiçbir surette Kutsal Ruh’un işlerinden olan bir ilhamdan ibaret değildir. Aksine kendisini belirleyen Yunanca kelimedeki yayma kavramı sebebiyle, onun açıkça maddi bir niteliği vardır. Şu halde Yunanca “Akouo” (işitmek, ἀκούσει) ve “Laleo” (konuşmak, λαλήσει) fiilleri bir takım maddi işleri ifade ederler ve bu fiiller ancak işitme ve konuşma organlarına sahip bir varlıkla ilgili olabilirler. Dolayısıyla bu fiilleri Kutsal Ruh’a uygulamak mümkün değildir… Öyleyse Yuhanna’nın Periclytos’unda, Hz. İsa gibi işitme ve konuşma kabiliyetlerine sahip olan bir insan görmek, mantığın götürdüğü bir sonuç sayılmalıdır. Yunanca metin bu özellikleri kesin olarak gerektirmektedir. Demek ki Hz. İsa kendisinden sonra Allah’ın yeryüzüne bir başka insan göndereceğini ve Yuhanna’ya göre onun rolünün, bir cümleyle söylemek gerekirse Allah’ın kelamını işiten ve O’nun mesajını insanlara tebliğ eden bir peygamberin rolü olacağını haber vermektedir. Şimdi elimizde mevcut metinde bulunan Kutsal Ruh kelimeleri tamamen kasti olarak sonradan yazılmış bir ilaveden ileri gelmektedir. İlavenin gayesi Hz. İsa’dan sonra bir Peygamber’in geleceğini haber veren bir kelimenin ilk anlamını değiştirmektir. Çünkü buna inanmak Hz. İsa’nın son olmasını isteyen gelişme halindeki Hristiyan cemaatlerinin öğrettikleriyle çelişki ortaya çıkarıyordu”[2]

Konunun daha derinine inmek için Batı dünyasında en ünlü İncil yayınlardan olan ‘Anchor Bible’a bakalım. ‘Anchor Bible’da Paraklētos’un başlangıçta ayrı bir kurtarıcı karakter olduğunu sonradan Kutsal Ruh ile karıştırıldığını yazar:

“Paraklētos kelimesi Yeni Ahit’te Yuhanna edebiyatına yabancı bir kelimedir. 1 Yuhanna 2:1’de İsa, Babayla göksel aracılık görevini yapan başka bir Paraklētos’tur (bir ünvan değil). Yuhanna İncilin’deyse 5 yerde (14:15-17, 26; 15:26-27; 16:7-11, 12-14) Paraklētos İsa, bir aracı veya gökte olmayan birine verilen ünvandır. Hristiyan geleneği Paraklētos’u Kutsal Ruh olarak teşhis etmişlerdir, ancak Spitta, Delafosse, Windisch, Sasse, Butlmann ve Betz gibi araştırmacılar bu teşhisin orijinal resme uygun olduğundan şüphe duymuşlar ve Paraklētos’un başlangıçta ayrı bir kurtarıcı şahsiyet oldunu sonradan da Kutsal Ruh ile karıştırıldığını ileri sürmüşlerdir… Paraklētos’un birçok Yeni Ahit pasajında Kutsal Ruh’tan daha açık bir şekilde şahsî olduğu doğrudur.” [3]

Yuhanna İncilinin tefsiri olan ‘The Gospel of John, a Commentary’ şöyle demektedir:

"Paraklētos İsa’nın kendisine paralel bir kişiliktir. Bu sonuç bu ünvanın her ikisi için de uygun olması gerçeği ile doğrulanmaktadır. Yuhanna 14:16’daki kaynak düşünceden açıktır ki iki Paraklētos’un gönderilmesi söz konusudur, İsa ve Halefi, birini takip eden diğeri.” [4]

Paraklētos bu açıklamalara göre eğer Kutsal Ruh değilse Hz.İsa’dan (as) başka biri olacaktır ve önerilecek başka bir alternatif kalmamaktadır. Aslında durum çok karışık değildir. Hz.İsa (as) ‘çünkü gitmezsem, Paraklētos size gelmez; fakat gidersem, onu size gönderirim’ demişse bu yalnız bir anlama gelebilir. Hz.İsa (as) ile Paraklētos aynı anda dünyada bulunamaz ve Paraklētos’un gelmesinin ön şartı Hz.İsa’nın (as) dünyadan ayrılmasıdır.

Maurice Bucaille’in bahsettiği Yuhanna 14:26’ya sonradan gelişen bir teolojinin neticesi olarak sokulmuş bir ifade de karışıklığa yol açmaktadır:

“Ama Baba’nın benim adımla göndereceği Paraklētos, Kutsal Ruh, size her şeyi öğretecek, bütün söylediklerimi size hatırlatacak.”

Hâlbuki Hristiyanlara göre ‘Kutsal Ruh’ yeryüzünün ilk yaradılışından beri dünyada vardı ve inananlara iniyordu. Aşağıdaki Kutsal Kitap ayetleri bunu doğrular niteliktedir:

"Yer boştu, yeryüzü şekilleri yoktu; engin karanlıklarla kaplıydı. Tanrı'nın Ruhu suların üzerinde dalgalanıyordu.." (Tek.1:2)

"Giva'ya varınca, Saul'u bir peygamber topluluğu karşıladı. Tanrı'nın Ruhu güçlü bir biçimde üzerine indi ve Saul onlarla birlikte peygamberlikte bulunmaya başladı.." (1 Sam. 10:10)

"Saul bu sözleri duyunca, Tanrı'nın Ruhu güçlü bir biçimde onun üzerine indi. Saul çok öfkelendi." (1 Sam. 11:6)

"Sonra halkı eski günleri, Musa'nın dönemini anımsadı. Çobanlarıyla birlikte onları denizden geçiren, Kutsal Ruhu'nu aralarına yerleştiren, Görkemli gücüyle Musa'nın sağında yol alan, Sonsuz onur kazanmak için önlerinde suları yaran, Bir at nasıl tökezlemeden kırdan geçerse Onları deniz yatağından öyle geçiren RAB nerede? Diye sordular.” (İşa. 63:11-13)

 “O sırada Kudüs'te Şimon adında bir adam vardı. Doğru ve dindar biri olan bu adam, İsrail'in teselli edileceği zamanı özlemle bekliyordu. Kutsal Ruh onun üzerindeydi. Rab'bin Mesihini görmeden kendisinin ölmeyeceği ona Kutsal Ruh tarafından bildirilmişti. Böylece Şimon, Ruh'un yönlendirmesiyle tapınağa geldi.” (Lk. 2:25-28)

" O, (Yahya) Rab'bin gözünde büyük olacak. Hiç şarap ve içki içmeyecek; daha annesinin rahmindeyken Kutsal Ruh'la dolacak. " (Lk. 1:15)

“Melek ona şöyle cevap verdi: «Kutsal Ruh senin üzerine gelecek, en yüce Olan'ın gücü senin üstüne gölge salacak.” (Lk. 1:35)

"Elizabet Meryem'in selamını duyunca rahmindeki çocuk hopladı. Kutsal Ruh'la dolan Elizabet, yüksek sesle şöyle dedi..” (Lk. 1:41-42)

Bu ayetlerden yapılabilecek tek çıkarım Paraklētos’un Kutsal Ruh olma imkânının olmadığıdır. Zira ‘ben gitmezsem o gelmez’ ön şartı Kutsal Ruh sürekli salih kimselerle olduğu için sağlanamamaktadır.

Şunu da vurgulamak gerekir ki Yeni Ahit’te ‘Ruh’ kelimesi sadece soyut bir varlık için değil aynı zamanda insanlar için de kullanılmıştır. Niteki Yuhanna 1. Mektubunda bu ruhlardan bahsetmektedir. Bunlar gerçek mânâda ruhlar değil insanlardır:

“Sevgili kardeşlerim, her ruha inanmayın. Tanrı'dan olup olmadıklarını anlamak için ruhları sınayın. Çünkü birçok sahte peygamber dünyanın her tarafına yayılmıştır. İsa Mesih'in beden alıp bu dünyaya geldiğini kabul eden her ruh Tanrı'dandır. Tanrı'nın Ruhunu bununla tanıyacaksınız. İsa'yı kabul etmeyen hiçbir ruh Tanrı'dan değildir. Böylesi, Mesih-karşıtının ruhudur. Onun geleceğini duydunuz. Zaten o şimdiden dünyadadır.”(1.Yh.4:1-3)

Paraklētos Beşeri Bir Karakter Olarak Anlaşılmıştı


Hz.İsa’dan (as) ayrı bir şahsiyet olarak kabul edildiği ve Kutsal Ruh ile karıştırılmadığı gerçeği elbette kanıtsız değildir. Tarih Paraklētos olduğunu iddia edenleri kaydetmiştir. Yuhanna 14:26’daki Paraklētos’un yanına Kutsal Ruh eklemesi belki de bu iddiaları sonlandırmak için tasarlanmıştı. Paraklētos böylece Kutsal Ruh’a eşitlenirse artık bir ruha dönüşecek ve insan olamayacaktı.

Şimdi Paraklētos olduklarını iddia eden şahsiyetleri inceleyelim:

1. Simon Magus

Kendisinin Paraklētos olduğunu iddia edenlerden belki ilki olan Simon Magus (M.S. 1.y.y.) Hz.İsa’nın Havarileri ile çağdaş sayılabilecek bir zamanda yaşamıştır. Kendisinin Paraklētos olduğunu söylemiştir: [5]

 “Ben Tanrı’nın sözüyüm, övgüye layık olanım, Ben Paraklētos, Kadir olan..” [6]

2. Sinoplu Marcion

İnanılması güç ancak bir zamanlar aforoz edilmiş sapkın teolog Sinoplu Marcion’un bazı takipçileri Pavlus’un Yuhanna 14:16’da geçen diğer Paraklētos olduğunu düşünüyorlardı. [7]

3. Montanus

M.S. 150 yıllarının sonunda Hristiyan Montanus Frigya’da bir peygamber olduğunu iddia etmişti. Kendi iddiasına göre Kutsal Ruh’un sözcüsü ve Yuhanna 14:26, 16:7’de söz verilen Paraklētos’un içinde var olduğunu iddia etmişti. [8]

4. Mani

Mani (M.S. 216-277) yıllarında yaşamış bir Fars prensinin oğlu ve Maniheizm denen gnostic hareketin kurucusudur. O da beklenen Paraklētos olduğunu iddia etmiştir.[9] Mani’ye göre ilahi ikizi (Syzygos), Paraklētos gökten inip ona olmuş ve olacak herşeyi bildirmişti.[10]

Erken Hristiyanlık tarihi araştırmacısı Anthony Casurella şöyle der:

“Erken sapkın inançlar karşı yazılan kitaplar Paraklētos’u birçok değişik şahısla özdeşleştirmişti… Bu sapkınlıklar Doğu’da Origen ve batıda Tertullian ve Novatian’dan (M.S. 3.y.y.) sonra ciddi bir şekilde ele alınmamıştır.” [11]

Peki bu ‘Paraklētos’ ya da ‘Gerçeğin Ruhu’nun görevi nedir?

1.  "Ne var ki O, yani Gerçeğin Ruhu gelince, sizi her gerçeğe yöneltecek. O kendiliğinden konuşmayacak, yalnız işittiklerini söyleyecek ve gelecekte olacakları size bildirecek.." (Yn.16:13)

Kur'an-ı Kerîm'in de tasdikiyle Hz.Muhammed (sav) hevesatıyla konuşmaz.

“O, hevadan (kendi istek, düşünce ve tutkularına göre) konuşmaz. O'nun size aktardığı sözler, kendisine indirilen ilâhî haberden başka birşey değildir.” (Necm, 3-4)

2.  "Beni över."  (Yn 16:14)

Kur'an-ı Kerîm Hz.İsa'yı bir Mesih, Allah’tan bir ruh, Allah’tan bir kelime ve hak peygamber olarak onurlandırmıştır. Hakkında gerçek ne ise onu bildirmiş, bir kulu haddinden fazla yüceltmemiştir.
 
3. "Benim gibi alır ve size bildirir." (Yn. 16:14)

Hz.Muhammed (sav) de Hz.İsa, Hz. Musa ve digerleri gibi vahiy alıp açıklardı.
 

4. "Size herşeyi öğretir." (Yn 14:26)

Kur'an-ı Kerîm iki dünya saadeti için herşeyi öğretir. Kur’an-ı Kerîm ve hadislerle ahlâk, ekonomik prensipler, sosyal bir yaşamla ilgili ne gerekiyorsa açıklar. Dua için usul gösterir, varlığın en önemli üç sorusu "Nereden geliyorum, Neciyim, Nereye gidecegim?" sorularını tatminkâr cevaplar. 


5. "Size söylediklerimi hatırlatır." (Yn. 14:26)

Kur’an-ı Kerîm Hz.İsa'nın (as) unutulan gerçek tevhit öğretisini, gerçek şahsını, beşikte konuşma ve çamurdan kuş yapma gibi mucizelerini de hatırlatır.

6. "Bana şahitlik eder." (Yn.15:26)

Dinler tarihi İslâm peygamberi Hz.Muhammed’den (sav) başka mucizeleriyle beraber Mesih ünvanıyla Hz.İsa’ya Hz.Meryem’den babasız doğan bir hak peygamber olarak şahitlik yapan hiçbir din kurucusu tanımamaktadır.

7. "Bununla beraber ben size hakikati söylüyorum; benim gitmem sizin için hayırlıdır çünkü gitmezsem Paraklētos size gelmez " (Yn 16:7)

8. “Ve o geldiği zaman, günah için, salâh için ve hüküm için dünyayı ilzam edecektir” (Yh.16:8)
Sözlerimi işitip de onlara uymayanı ben yargılamam. Çünkü ben dünyayı yargılamaya değil, dünyayı kurtarmaya geldim.” (Yh.12:47)

Hz.İsa (as) yeryüzüne yargılamak için gelenin Paraklētos olduğunu söylemiştir. Kur’an-ı Kerîm’de paralel olarak hüküm verme yetkisinin Hz.Muhammed’de (sav) olduğu bildirilmektedir:

“Bundan ötürü sen birliğe çağır ve emrolunduğun gibi doğru ol; onların heveslerine uyma ve şöyle söyle: 'Allah'ın indirdiği Kitap'a inandım; aranızda adaletle hükmetmek ile emrolundum; Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir; bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz kendinizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah hepimizi bir araya toplar; dönüş O'nadır.' (Şura, 15)

9. “Mesih şöyle dedi: Artık ben sizinle çok söyleşmem. Çünkü bu ‘Âlemin Reisi’ geliyor. Bende asla O’nun nesnesi yoktur..” (Yh. 14:30)

‘Âlemin Reisi’ ünvanı ‘Fahr-i Âlem’ sıfatlı Hz.Muhammed’den (sav) başkası olamaz.

10. Yuhanna 15 ve 16. Bölümlerde Ruh için kullanılan sıradışı zamir

Yunanca’da ‘Kutsal Ruh’ ve ‘Gerçeğin Ruhu’ tamlamalarında geçen Ruh kelimesi (pneuma, πνεῦμα) nötr cins bir isimdir. Ancak Yuhanna’da bu tamlamaların yerine kullanılan zamir eril cins seçilmiştir. Bu kullanım için Michael Green, ‘Kutsal Ruh’a inanıyorum’ adlı kitapta şöyle demektedir:

“Yuhanna, (Yunanca’da nötr olan) Ruh’a eril cins kişi zamiri ile atıf yaparak Yunanca’nın bütün kurallarını bozmuştur.” [12]

Yani Yuhanna sırf o gelecek Ruh bir insandı demek için Yunanca kurallarını çiğnemiştir! ‘Kutsal Kitap Araştırma Bülteni’ konuyla ilgili görüşlere yer verir. [13] Bu görüş sahiplerinden Charles Hodge şöyle der:

 “Kutsal Ruh’un kişiliği ile ilgili ilk argüman ona nispet edilen kişisel zamirlerin kullanımından elde edilmiştir. Efendimiz der ki (Yh.15:26), “Baba'dan size göndereceğim Paraklētos (ὁ παράκλητος), yani Baba'dan çıkan ‘Gerçeğin Ruhu’ (το Πνεῦματῆς ἀληθείας) geldiği zaman, O (ἐκεῖνος) bana tanıklık edecek”… Nötr cins yerine eril cins şahıs zamiri kullanılması Ruh’un bir şahıs olduğunu gösterir.” [14]

Millard J. Erickson da ‘Hristiyan teolojisi’ adlı kitapta şöyle der:

“Ruh’un bir şahsiyet olmasının ilk kanıtı onu temsil eden zamirin eril olarak kullanımıdır. Yunanca’da Ruh ‘πνεῦμα’ nötr cins isimdir ve zamirlerin kişi, sayı ve cins bakımından öncüllerine uymaları gerektiğinden Kutsal Ruh için bir nötr şahıs zamiri beklerdik. Ancak Yuhanna 16:13-14’te alışık olunmayan bir olgu mevcuttur. İsa Kutsal Ruh’un görevini tarif ederken bizim nötr cins beklediğimiz yerde eril cins zamir (ἐκεῖνος) kullanır. En yakın bağlamı içindeki tek mümkün öncül ‘Gerçeğin Ruhu’dur (13.ayet). Yuhanna, eril cins zamiri İsa’nın bir şeye değil bir kişiye atıf yaptığı gerçeğini ortaya koymak için özellikle seçmiştir…”  [15]

Dabney, Smeaton, Kim, Conner, Berkhof, Chafer, Thiessen, Pache, Pentecost, Ryrie, Green, Williams, Packer, Sproul, Grudem, Ferguson, Reymond, ve Congar da benzer şeyleri ileri sürmektedir. [16]

Paraklētos’un Anlamı

Yunanca’da Paraklētos (παράκλητος) edilgen çatıda bir kelimedir. Paraklētos’un anlamı leksikonlarda şöyle verilmektedir:

παράκλητος (paraklētos);
Birinin yardımına çağrılan: Savunan (1), Yardımcı (4) anlamında. (Thomas, R. L., New American Standard Hebrew-Aramaic and Greek dictionaries, word #3875, 1998)

Kelimenin en eski kullanıldığı yerlerden biri olan Demosten’de avukat anlamında kullanılmıştır. [17] Kelime Türkçe İncil çevirilerinde ‘yardımcı’ veya ‘teselli eden’ olarak çevrilmiştir. İbranice karşılığı Menaḥem’dir (מְנַחֵם). Ancak kelime anlamı ve Paraklētos’un görevi göz önüne alındığında yeryüzüne hükmetmek ve yargılamak için gönderilecek olan bu kişinin inananları sadece savunması veya teselli etmesi tam bir hayal kırıklığı olacaktır.

Sonradan Müslüman olan eski Hristiyan âlimi Abdülehad Davud, kelimenin aslında çevrilmemesi gereken ve bir özel isim olan ‘Ahmed’in tahrif edilmiş hali olduğunu söyler. ‘Ahmed’ kelimesinin Yunanca karşılığını ise ‘Periklutos’ olarak verir. Periklutos kelimesinin ‘An Intermediate Greek-English Lexicon’daki anlamı şöyle verilir.

περικλυτός (Periklutos):

çok yönüyle duyulmuş, ünlü, meşhur, övgüye layık, Lat. inclytus, Hom. (Liddell and Scott. An Intermediate Greek-English Lexicon. Oxford. Clarendon Press. 1889)

Periklutos’ kelimesinin Homeros’un İliada ve Odesa epiklerinde onikişer defa olmak üzere antik Yunan/Latin edebiyatında 35 defa kullanımı mevcuttur. Paraklētos’tan daha az yaygın değildir. [18]

Kelimenin kullanılanıldığı edebi eser

Kullanım Adedi

Dionysius of Halicarnassus, Antiquitates Romanae, Books I-XX

1

Athenaeus, Deipnosophistae

1

Athenaeus, The Deipnosophists

1

Homer, Iliad

12

Homer, Odyssey

12

Aeschines, Speeches

1

Greek Anthology, Volume II

2

Homeric Hymns

1

Hesiod, Theogony

2

Hesiod, Works and Days

1

Moschus, Europa

1

 

Yuhanna İncili yazılırken ‘Periklutos’ yerine ‘Paraklētos’un tercih edilme sebebi kelimenin Yuhanna’nın teolojisine daha uygun görülmüş olmasıdır. Hz.İsa (as) Pavlus’un teolojisinde (hâşâ!) Allah ile kul arasında bir aracı olarak görülmekteydi:

“Çünkü tek bir Tanrı ve Tanrı ile insanlar arasında tek bir Aracı vardır.” (1.Tim. 2:5) 

Asırlardır Muhammed ismini İngilizce’ye ‘Mahomed’ veya Rusça’ya ‘Magamed’ diye çeviren batı kültürünün Ahmed ismini önce periklutos sonra da Paraklētos diye değiştirmesi çok da garipsenecek bir konu değildir. Konu hakkında Müslümanlığı seçen Süryani rahip Abdulehad Davud şöyle demektedir:

“Aslına bakılırsa bu “Paraklet kelimesi, hiçbir şe­kilde klasik ve yerleşmiş bir kelime de değildir. Bu ke­limenin Grekçe tam imlâsı, Kilise lisânında “ Yardım için çağrılan kimse, savunan ve şefaatçi” anlamlarının karşılığı olarak kullanılan Paraklytos’dur. (Bkz. Dic.Grec-Français,by Alexandre). Yunancada “Rahatlatan, Teselli eden kimse” anlamına gelen kelimenin bu “Paraclytos” [Paraklitos] değil, Parakalon olduğu­nu bir Grekçe âliminin bilmemesi mümkün değildir. Kitab-ı Mukaddes’in Yunanca Septuagint Tercümesi­ne sahip olmamakla birlikte Yahudilerin Yeremya’nın Mersiyelerinde ne kadar ‘Tesellici (Menahem) ke­limesi varsa hepsinin (1, 2, 9, 16, 17, 21 v.s.) de Yunancaya ‘Parakaleo’ (παρακᾰλέω) kelimesinden türeyen ve “bir ye­re çağırmak, teşvik etmek, nasihat etmek, teselli et­mek, dua etmek, niyaz etmek” anlamlarına gelen Parakaloon kelimesiyle karşılandığını çok iyi biliyorum. Belirtilmesi gereken diğer bir nokta da, Paraklytos’ta mevcut olmadığı halde Parakalon kelimesinde Kappa sessizinden sonra uzun alfa seslisinin bulunması­dır. Meselâ (ki o bizi her türlü sıkıntılarımızda teselli eder) cümlesindeki, “teselli eden” terimi için “Paraklitos” değil, “Parakalon” kelimesi kullanılmalı­dır.' Bunun gibi daha pek çok örnek verebiliriz. Bu arada “Rahatlatan”ve “Teselli eden” mânası­na gelen başka bir Yunanca kelimenin de “Parygorytys” olduğunu belirtelim.

Hem, asırlardan beri câhil Latinler ve Avrupalılar, Muhammed (s.a.v.) ismini Mahomet; Hz. Musa’nınkini de Moses şeklinde yazmıyorlar mı? İşte bun­dan dolayı bazı titiz keşiş ve kâtiplerin Paraklytos keli­mesinin tahrif edilmiş şekliyle doğru bir şekilde yaz­mış olmaları küçük bir mûcize değil midir?” [19]

Görüldüğü üzere Hz.İsa’nın (as) dinini tahrifattan kurtarmak üzere müjdelediği halefi Parakletos’un Ahmed peygamber (as) olduğu şüphe götürmez bir gerçektir.

KAYNAKLAR

1.      Buhârî, “Menâķıb”, 18; Müslim, “Feżâil”, 22

2.      Prof. Dr. Maurice Bucaille, Tevrat, İnciller, Kuran-ı Kerim ve Bilim, s. 127)

3.      Raymond E. Brown, Anchor Bible, Doubleday & Company, Inc, Garden City, 1970, Cilt 29A, s. 1135, 1139

4.      The Gospel of John a Commentary, Rudolf Karl Bultmann, 1971, s. 567

5.      Anthony Casurella, J.C.B. Mohr, P.Siebeck, The Johannine Paraclete in the Church Fathers: A Study in the History of Exegesis, 1983, s.16 fn.12

6.      S. Eusebii Hieronymi Comment.; Migne Patrol. Grec., VII. col. 176.

7.      (H.B. Swete, The Holy Spirit in the Ancient Church, 1912, s.65-66)

8.      Aland B., Montanus-Montanism, Encyclopedia of Early Church, Cilt 1, 1992, s.570

9.      G. Widengren, Die Religionen Irans, 1965, s.77

10.  K. Rudolph, Gnosis, The Nature and History of Gnosticism, 1987, s.329)

11.  Anthony Casurella, J.C.B. Mohr, P.Siebeck, The Johannine Paraclete in the Church Fathers: A Study in the History of Exegesis, 1983, s.23

12.  Greg Ogden, Discipleship Essentials: A Guide to Building Your Life in Christ, 2009, s. 125;
Michael Green, I Believe in the Holy Spirit (Grand Rapids: Eerdmans, 1975), 43

13.  Bulletin for Biblical Research 13.1 (2003) 97-125 Greek Grammar and the Personality of the Holy Spirit, Daniel B. Wallace Dallas Theological Seminary, s.101-102)

14.  Charles Hodge, Systematic Theology (New York: Scribner, 1871), 1.524

15.  Millard J. Erickson, Christian Theology (Grand Rapids: Baker, 1985), 3.cilt, s.859

16.  Bulletin for Biblical Research 13.1 (2003) 97-125

17.  Demosthenes: Orationes, On the False Embassy 19.1 ed. S. H. Butcher. Oxonii.e Typographeo Clarendoniano, 1903

18.  http://www.perseus.tufts.edu/hopper/wordfreq?lang=greek&lookup=perikluto%2Fs

19.  Abdulehad Davud, Tevrat ve İncil’e göre Hz.Muhammed (sav), 1988, s.279, 281

 

 

Text Resize